Türk Hava Yolları'nın (THY) Sri Lanka'nın başkenti Colombo'dan İstanbul'a gerçekleştireceği TK731 sefer sayılı uçuşunda beklenmedik bir durum yaşandı. Bandaranaike Uluslararası Havalimanı'ndan kalkış yapan uçağa, havalanmanın hemen ardından bir kuş çarptı. Bu durum üzerine uçağın kokpit ekibi, yolcu ve uçuş güvenliğini sağlamak amacıyla geri dönüş kararı alarak havalimanına iniş için hazırlıklara başladı.
Edinilen bilgilere göre, TC-LNE tescilli Airbus A330-300 tipi geniş gövdeli yolcu uçağının pilotları, kuş çarpmasının hemen ardından hava trafik kontrol kulesiyle iletişime geçerek acil durum bildiriminde bulundu ve Bandaranaike Havalimanı'na geri dönme talebini iletti. Uçağın güvenli bir şekilde iniş yapabilmesi için belirlenen maksimum iniş ağırlığının altına inmesi gerekiyordu.
Yakıt Harcamak İçin 4 Saat Havada Kaldı
Airbus A330-300 tipi uçaklarda, acil durumlarda yakıt boşaltma (fuel dump) sistemi bulunmamaktadır. Bu teknik özellik nedeniyle, uçak kalkışta aldığı fazla yakıtı havada boşaltma imkanına sahip değildir. Güvenli iniş ağırlığına ulaşabilmek için uçağın havada belirli bir süre kalarak yakıt tüketmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda, THY uçağı bekleme paternine alındı.
Yaklaşık dört saat boyunca Sri Lanka semalarında havada kalan THY uçağı, bu süre zarfında 31 tur atarak fazla yakıtını tüketti. Gerekli iniş ağırlığına ulaşıldıktan sonra, TC-LNE tescilli Airbus A330-300 tipi uçak, Bandaranaike Uluslararası Havalimanı'na sorunsuz bir şekilde inişini gerçekleştirdi. Yolcuların ve mürettebatın güvenliği başarılı bir şekilde sağlanmış oldu.
A330 Modelleri Arasındaki Fark
Bu olay, Türk Hava Yolları filosunda bulunan Airbus A330 modelleri arasındaki teknik farklılıkları da gündeme getirdi. Airbus A330-300 tipi uçaklarda yakıt boşaltma sistemi bulunmazken, THY'nin filosundaki Airbus A330-200 tipi uçaklarda bu sistem mevcuttur. A330-200'ler, uygun irtifa ve şartlarda fazla yakıtı havaya boşaltarak iniş sürecini daha kısa sürede tamamlayabilme avantajına sahiptir. Bu durum, acil iniş gerektiren durumlarda operasyonel esneklik açısından önemli bir fark yaratmaktadır.


