ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi kapsamında bulunduğu Türkiye'den ayrılışı sırasında, ABD Gizli Servisi'nin güvenlik gerekçesiyle aldığı karar doğrultusunda başkanlık uçağı Air Force One yerine farklı bir uçakla ülkeden ayrıldığını ilk kez doğruladı. Washington yakınlarındaki Andrews Hava Üssü'nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Trump, bu uygulamanın olası güvenlik tehditlerine karşı bir önlem olduğunu belirtti.
Gizli Servis'in Güvenlik Kararı
Başkan Trump, Türkiye'den ayrılışında farklı bir uçağın kullanılmasının tamamen Gizli Servis'in inisiyatifinde olduğunu vurguladı. Güvenlik ekibinin talimatlarına uyduğunu ifade eden Trump, “Bu tamamen Gizli Servis’e bağlı. Onların yapmamı istediklerini yapıyorum. Başka bir uçakla uçmamı istediler. Ben de bunu yaptım” sözleriyle durumu açıkladı. ABD basınında yer alan haberlere göre, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nin ardından Başkan Trump'ın önce başkanlık uçağı Air Force One'a bindiği, ancak birkaç dakika sonra gizlice daha küçük bir ABD Hava Kuvvetleri uçağına transfer edildiği belirtilmişti. The Washington Post'un 10 Ağustos tarihli haberinde de bu durum detaylandırılmış ve Trump'ın Türkiye'den askeri nakliye uçağı C-32A ile ayrıldığı öne sürülmüştü.
Stratejik Bir Güvenlik Operasyonu
Söz konusu haberlerde, Başkan Trump'ın farklı bir uçakla Türkiye'den çıkarılmasının, olası saldırganları yanıltmaya yönelik kritik bir güvenlik operasyonu olduğu ifade edilmişti. Bu kararın, İran bağlantılı olduğu değerlendirilen gerçek bir güvenlik tehdidi nedeniyle alındığı aktarılırken, ABD yönetiminin ise başlangıçta Trump’ın başkanlık uçağıyla ayrıldığı izlenimini koruduğu belirtilmişti. Başkan Trump'ın Andrews Hava Üssü'ndeki açıklamalarıyla, NATO Zirvesi sonrasında Türkiye'den ayrılışında başkanlık uçağı yerine C-32A kullanıldığına dair basında yer alan iddialar, ilk kez bizzat ABD Başkanı tarafından doğrulanmış oldu. Bu durum, havacılık güvenliği ve devlet başkanlarının seyahat protokollerindeki esnekliğin önemini bir kez daha gözler önüne serdi.


