Türkiye'nin F-35 Müşterek Taarruz Uçağı programına yeniden katılımı ve ABD tarafından uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılması süreçleri, Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre hukuken birbirinden bağımsız başlıklar olarak ele alınıyor. Ankara ile Washington arasındaki görüşmelerde, Türkiye'nin bedelini ödediği ancak ABD'de bekletilen altı adet F-35 savaş uçağının teslimatı konusunda olumlu ilerlemeler kaydedildiği belirtiliyor. NATO Ankara Zirvesi'nin ardından hız kazanan temaslarda, farklı seçeneklerin değerlendirildiği ifade edildi.
F-35 Programı ve CAATSA Yaptırımları Ayrı Süreçler
Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesi ile CAATSA yaptırımlarının kaldırılması arasında hukuki bir bağlantı olmadığını vurguladı. Türkiye, 2019 yılında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim alması üzerine F-35 programındaki ortaklığından askıya alınmış, 2021 yılında ise programdan tamamen çıkarılmıştı. ABD'deki yönetim değişikliğinin ardından yeniden ivme kazanan görüşmelerde, CAATSA yaptırımları ve F-35 sürecinin hukuki açıdan bağımsız konular olarak ele alınmaya devam ettiği belirtiliyor.
Ödenen Altı F-35 İçin Yeni Teslimat Formülü Masada
Kaynaklar, Türkiye'nin daha önce ödemesini yaptığı ve şu anda ABD'deki depolarda tutulan altı adet F-35 savaş uçağının teslimatına yönelik müzakerelerde önemli bir ilerleme kaydedildiğini aktardı. Değerlendirilen seçenekler arasında, Türkiye'nin F-35 programına tam ortak olarak geri dönmesi beklenmeksizin, söz konusu uçakların doğrudan Türkiye'ye teslim edilmesi formülünün de bulunduğu ifade edildi. Bu durum, iki ülke arasındaki ilişkilerde yeni bir dönemin başlangıcı olarak yorumlanıyor.
Dışişleri kaynakları, görüşmelerdeki son duruma ilişkin olarak, "CAATSA yaptırımlarının kaldırılması ile F-35 sürecinin yeniden başlaması aynı hukuki işlem değil. Önümüzde farklı formüller var." açıklamasında bulundu. Türkiye'nin parasını ödediği altı uçağın teslim alınması konusunda olumlu gelişmelerin görüldüğünü belirten kaynaklar, tam ortaklığa dönüşten bağımsız bir teslimat seçeneğinin mümkün olabileceğini ve ilerleyen günlerde bu konuda somut adımlar atılmasının beklendiğini dile getirdi. Ancak, uçakların teslim takvimi veya Türkiye'nin programa yeniden katılımına dair henüz kesinleşmiş bir karar kamuoyuyla paylaşılmadı.


