Yemen hükümeti, İran'a ait Mahan Air havayolu şirketinin bir yolcu uçağının Sana Uluslararası Havalimanı'na inişine, gerekli resmi izinlerin alınmadığı gerekçesiyle müsaade etmedi. Bu gelişme, bölgede son haftalarda İran bağlantılı uçuşlar nedeniyle artan gerilimin son halkası olarak havacılık gündemine oturdu ve kırılgan bölgesel dengeyi yeniden sorgulattı.
Yemen devlet televizyonunun aktardığı bilgilere göre, Yemen Ulaştırma Bakanı Muhsin el-Ömeri, Mahan Air uçağının havacılık sektöründe olmazsa olmaz kabul edilen resmi prosedürleri tamamlamadan Sana'ya uçuş gerçekleştirmek istediğini belirtti. Bakan Ömeri, bu durumun uluslararası sivil havacılık kurallarına aykırı olması nedeniyle iniş izni verilmediğini açıkça ifade etti. Uçağın, Umman hava sahasındayken Sana'ya devam etmesine izin verilmediği ve rotasını değiştirmek zorunda kaldığı da gelen bilgiler arasında. Olayla ilgili olarak İranlı yetkililer ve Husiler tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Gerilim Tırmanıyor: Bir Haftada İkinci Olay
Bu olay, Yemen hükümeti ile İran destekli Husiler arasındaki gerilimin havacılık sahasına yansıyan ilk örneği değil. Yaklaşık bir hafta önce de benzer bir durum yaşanmış, Yemen hükümeti İran'a ait başka bir uçağın Sana Havalimanı'na inişini engellediğini duyurmuştu. Geçtiğimiz hafta yaşanan bu olayda, İran'dan gelen uçağın Sana'ya inmesini önlemek amacıyla havalimanı pistinin hedef alındığı açıklanmış, söz konusu uçak ise rotasını değiştirerek ülkenin batısındaki Hudeyde Havalimanı'na güvenli bir şekilde iniş yapmıştı.
İran uçuşları nedeniyle yaşanan bu krizler, Yemen hükümeti ile Husiler arasındaki siyasi ve askeri gerilimi daha da tırmandırdı. Son gelişmelerin ardından Husiler genel seferberlik ilan ederken, Yemen Başkanlık Konseyi ise Husilere karşı askeri seçeneğin masada olduğu mesajını verdi. Bu karşılıklı sert açıklamalar, bölgedeki tansiyonun ne denli yüksek olduğunu gözler önüne seriyor.
Kırılgan Ateşkes ve Sivil Havacılık Üzerindeki Etkileri
Yaklaşık dört yıldır büyük ölçüde korunan kırılgan ateşkes, İran bağlantılı uçuşlar nedeniyle yeniden ciddi bir sınamayla karşı karşıya kaldı. Havacılık uzmanları, Sana Havalimanı çevresinde yaşanan bu tür gelişmelerin, sadece siyasi ve askeri değil, aynı zamanda insani yardım koridorları ve genel sivil havacılık faaliyetleri üzerinde de yeni ve ciddi riskler oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Bölgedeki sivil havacılık operasyonlarının güvenliği ve akışı, tırmanan bu gerilimden doğrudan etkilenme potansiyeli taşıyor.


