ABD Donanması, havacılık sektöründe önemli bir dönüşümün sinyallerini vererek, uçak gemilerinden kalkış ve iniş yapabilen, otonom muharip insansız hava araçları (İHA) geliştirilmesi için savunma şirketlerinden teklifler istedi. 31 Ağustos 2026 tarihinde Deniz Hava Sistemleri Komutanlığı (Naval Air Systems Command) tarafından yayımlanan Bilgi Talebi (RFI) ile Donanma'nın İşbirlikçi Muharip Hava Aracı (CCA) programının ilk aşaması için iki tam fonksiyonlu prototip uçak hedefleniyor. Bu yeni nesil platformlar, 10.000 libreye kadar harici mühimmat taşıma kapasitesine sahip olacak ve mürettebatlı uçaklarla birlikte operasyonel yetenekleri artıracak.
Operasyonel Yetenekler ve Teknik Gereksinimler
Donanma'nın belirlediği gereksinimlere göre, geliştirilecek insansız hava araçlarının hem Gerald R. Ford sınıfı hem de Nimitz sınıfı uçak gemileriyle tam uyumlu olması gerekiyor. Bu uyumluluk, gemilerin katapult kalkış ve durdurulmuş iniş sistemlerini sorunsuz kullanabilmeyi kapsıyor. Donanma ayrıca, potansiyel bir anlaşmadan sonra üç yıl içinde kıyı tabanlı gemi sertifikasyon gerekliliklerinin karşılanmasını talep ediyor. RFI'da, bu insansız platformların "ölümcül, hayatta kalabilir ve kalıcı, çok yönlü" olmasının yanı sıra, "uygun maliyetli, silahlı ve genişletilmiş menzilli" yeteneklere sahip olarak mürettebatlı uçaklarla otonom bir şekilde görev yapabilmesi gerektiği belirtildi. Temel amaç, taşıyıcı hava kanatlarının menzilini ve silah kapasitesini artırmak, aynı zamanda mürettebatlı savaş uçakları için fazla riskli kabul edilen görevleri üstlenmek.
Silah taşıma kapasitesi açısından her bir İHA'nın, her biri 2.500 libreye kadar dört harici silah taşıyabilmesi isteniyor, bu da toplamda 10.000 librelik potansiyel bir harici mühimmat yüküne işaret ediyor. Donanma, radar görünürlüğünü azaltma potansiyeli nedeniyle silahların dahili olarak taşınması seçeneğini de değerlendiriyor. Aday firmaların, silah yüklü maksimum muharebe yarıçapını, 30 dakika görevde kalma süresini ve gemiye güvenli dönüş için yeterli yakıt rezervini belirtmeleri bekleniyor. Maliyet hedefi ise uçak başına 30 milyon doları aşmayacak şekilde belirlendi. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Boeing F/A-18E/F Super Hornet veya Lockheed Martin F-35C gibi yeni nesil mürettebatlı savaş uçakları, pilot eğitim ve destek maliyetleri hariç, bu hedefin oldukça üzerinde bir maliyete sahip.
Sektörel Beklentiler ve Gelecek Vizyonu
Bu otonom hava araçları, Donanma'nın mevcut MD-5 İnsansız Uçak Gemisi Havacılık Görev Kontrol Sistemi'ni kullanacak. Bu sistem, başlangıçta Boeing'in MQ-25 Stingray gemi tabanlı yakıt ikmal uçağını kontrol etmek için geliştirilmişti ve hem bireysel İHA'ları hem de çoklu drone'ların koordineli operasyonlarını destekleyecek şekilde tasarlandı. Donanma, yeni İHA'ların F/A-18E/F Super Hornet, F-35C Lightning II ve planlanan F/A-XX altıncı nesil savaş uçağı gibi mevcut ve gelecekteki gemi tabanlı savaş uçaklarıyla birlikte görev yapmasını öngörüyor. ABD Hava Kuvvetleri'nin ilk CCA uçaklarının öncelikli olarak hava-hava görevlerine odaklanmasının aksine, Donanma, gemi tabanlı İHA'larının hem hava muharebesini hem de vuruş operasyonlarını desteklemesini istiyor.
Anduril, Boeing, General Atomics ve Northrop Grumman gibi büyük üreticiler, potansiyel Donanma CCA tasarımları üzerinde kavramsal çalışmalar yürütmüş durumda. Lockheed Martin ise ilgili komuta-kontrol mimarisi üzerinde çalıştı. Donanma'nın gereksinimleri, General Atomics YFQ-42A ve Anduril YFQ-44A gibi Hava Kuvvetleri için geliştirilen tasarımlardan önemli ölçüde farklı tasarımları destekleyebilir. Zira deniz havacılığı, katapult kalkışlarına, durdurulmuş inişlere ve uzun süreli deniz operasyonlarına dayanabilmek için güçlendirilmiş iniş takımları, korozyon koruması ve diğer yapısal değişiklikleri zorunlu kılıyor. Bu RFI, resmi bir ihale veya uçak satın alma taahhüdü olmaktan ziyade bir pazar araştırması niteliği taşıyor. Sektörden gelecek yanıtlar 18 Eylül 2026 tarihine kadar bekleniyor ve Donanma'nın olası bir prototip teklif çağrısı hazırlamasına yardımcı olacak.


