ABD Hazine Bakanlığı, İstanbul merkezli Fugo Yer Hizmetleri A.Ş.'yi, yaptırım listesinde bulunan İranlı havayolu şirketlerine hizmet sağlamaya devam ettiği gerekçesiyle yaptırım listesine dahil ettiğini duyurdu. Bu gelişme, ABD'nin İran'a yönelik ekonomik baskıyı artırma stratejisinin önemli bir adımı olarak havacılık sektöründe yankı buldu.
Yaptırım Kararının Detayları ve Gerekçesi
ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), 4 Kasım 2026 tarihinde yayımladığı resmi açıklamada, Türkiye merkezli Fugo Yer Hizmetleri A.Ş.'nin yaptırım uygulanan şirketler listesine eklendiğini bildirdi. Bakanlık, Fugo'nun ABD tarafından yaptırım uygulanan İranlı havayolu şirketlerine yer hizmetleri ve çeşitli operasyonel destek sağlamayı sürdürdüğünü belirtti.
Açıklamada, Fugo'nun Iran Air Tour, Saha Airlines, Sepehran Airlines, Varesh Airlines, Taban Airlines ve ATA Airlines olmak üzere altı İranlı havayolu şirketiyle doğrudan yer hizmetleri anlaşmaları bulunduğu vurgulandı. Söz konusu bu altı havayolu şirketinin 8 Eylül 2026 tarihinde ABD yaptırım listesine alındığı ve Fugo'nun bu tarihten sonraki haftalarda bazı şirketlere hizmet vermeye başladığı ifade edildi. ABD yönetimi, yaptırım kapsamındaki İranlı havayolu şirketlerine destek sağlayan yabancı kuruluşların da benzer yaptırımlarla karşı karşıya kalabileceği yönündeki uyarısını yineledi.
Fugo Üzerindeki Etkileri ve Uluslararası Yansımaları
Alınan karar kapsamında Fugo Yer Hizmetleri A.Ş., OFAC'ın Özel Olarak Belirlenmiş Kişiler ve Engellenenler (SDN) listesine dahil edildi. Bu durum, şirketin ABD'de bulunan veya ABD'li kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüm mal varlıklarının bloke edilmesi anlamına geliyor. Ayrıca, ABD'li kişi ve kuruluşların Fugo ile yaptırım kapsamına giren her türlü işlemi genel olarak yasaklanacak.
Yaptırım kararı, Fugo'nun Türkiye'deki operasyonlarının otomatik olarak durdurulması sonucunu doğurmasa da, uluslararası finansal işlemler, bankacılık ilişkileri ve ticari ortaklıklar açısından ciddi ve geniş kapsamlı sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor. Bu durum, havacılık sektöründe uluslararası yaptırım rejimlerine uyumun kritik önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

