ABD hükümeti, Ocak 2025’te Washington yakınlarında 67 kişinin öldüğü helikopter–yolcu uçağı çarpışmasında hava trafik kontrolörü ile orduya ait helikopter pilotlarının hatalarının kazaya katkı sağladığını resmen kabul etti.
ABD hükümeti, geçtiğimiz ocak ayında başkent Washington yakınlarında bir yolcu uçağı ile Black Hawk tipi askeri helikopterin havada çarpışması sonucu 67 kişinin hayatını kaybettiği kazaya ilişkin ilk davada sorumluluğunun bulunduğunu kabul etti. Bu açıklama, ABD topraklarında son 20 yılı aşkın sürenin en ölümcül havacılık kazasına dair önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Mahkemeye sunulan resmi savunmada, kazanın meydana gelmesinde hem hava trafik kontrolörünün hem de ABD ordusuna ait helikopter pilotlarının hatalarının rol oynadığı belirtildi. Dosyada, kontrolörün o gece “görsel ayrım” prosedürlerini ihlal ettiği, helikopter pilotlarının ise “gerekli dikkat ve gözetimi sağlayarak uçağı görüp kaçınma” yükümlülüğünü yerine getirmediği ifade edildi.
Ancak hükümet, sorumluluğun yalnızca kendisiyle sınırlı olmadığını savundu. Savunmada, yolcu uçağının pilotları ile American Airlines ve bölgesel ortağı PSA Airlines’ın da kazada payı olabileceği öne sürüldü. Buna karşın söz konusu havayolu şirketleri, haklarındaki iddiaların reddi için mahkemeye başvurdu.
Kaza, Ronald Reagan Ulusal Havalimanı’na iniş yapan American Airlines’a ait bölgesel bir jetin, Potomac Nehri üzerinde bir askeri helikopterle çarpışmasıyla meydana gelmişti. Uçakta 60 yolcu ve 4 mürettebat bulunurken, helikopterde 3 asker vardı. En az 28 kişinin cansız bedeni nehirden çıkarılmıştı.
“Gereksiz bir can kaybı”
Kazada hayatını kaybedenlerden Casey Crafton’ın ailesini temsil eden avukat Robert Clifford, hükümetin bu beyanıyla “ordunun ve FAA’in gereksiz can kaybındaki sorumluluğunu kabul ettiğini” söyledi. Clifford, ailelerin derin bir yas içinde olduğunu vurguladı.
Hükümet avukatları ise mahkemeye sundukları belgede, “ABD’nin davacılara karşı bir özen yükümlülüğü bulunduğunu, bu yükümlülüğün ihlal edilmesinin trajik kazaya doğrudan yol açtığını” kabul etti.
Soruşturma: Tehlike biliniyordu
Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu’nun (NTSB) nihai raporunun 2026 başında yayımlanması bekleniyor. Ancak ön bulgular, helikopterin izin verilen irtifadan yaklaşık 24 metre daha yüksekte uçtuğunu ve havalimanı çevresinde son üç yılda 85’e yakın “ramak kala” olay yaşandığını ortaya koydu. Buna rağmen Federal Havacılık İdaresi’nin (FAA) gerekli önlemleri almadığı belirtildi.
FAA, kazadan önce kule personelinin görsel ayrım uygulamasına aşırı güvenmeye başladığını kabul etti ve bu uygulamayı sonlandırdı. Tanıklar ise gece görüş gözlüğü kullanan helikopter pilotlarının uçağı fark edip edemediği konusunda ciddi soru işaretleri olduğunu ifade etti.
“Hızlı bir itiraf, nadir görülür”
Havacılık davalarında bilirkişi olarak görev yapan emekli pilot Richard J. Levy, hükümetin kazadan bir yıl bile geçmeden kısmi sorumluluk kabul etmesini “son derece sıra dışı” olarak nitelendirdi. Levy’ye göre bu adım, kule ve ordu tarafında ciddi hatalar olduğundan emin olunmadan atılmazdı.
Kaynak: Gazete Oksijen


