Türk Hava Yolları (THY) ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) eski Genel Müdürü Bilal Ekşi, Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) yayın organında kaleme aldığı değerlendirmede, Türk sivil havacılığının son 20 yılı aşkın sürede küresel ortalamanın üzerinde bir büyüme kaydettiğini belirtti. Ekşi, bu başarının ardından sektörün yeni hedeflerine odaklanması gerektiğini vurgulayarak, özellikle üretim ve amatör havacılığın geliştirilmesinin öncelikli konular arasında yer alması gerektiğini ifade etti. THY'nin 2003'teki 65 uçaklık filosundan bugün yaklaşık 530 uçağa ulaşarak dünya sıralamasında 35'incilikten 9'unculuğa yükselmesini bu büyümenin somut bir göstergesi olarak sundu.
Türk Sivil Havacılığında Küresel Yükseliş ve Yeni Hedefler
Bilal Ekşi, Türkiye'nin hava taşımacılığında yıllık yüzde 10 ila yüzde 15 arasında bir büyüme sergilediğini, bunun IATA verilerine göre dünya genelindeki yüzde 5'lik ortalamanın oldukça üzerinde olduğunu kaydetti. Bu büyümenin sadece THY ile sınırlı kalmadığını, diğer büyük Türk havayollarının yanı sıra havalimanları, seyrüsefer sistemleri ve teknolojik altyapıya yapılan yatırımlarla tüm havacılık ekosistemini kapsadığını belirtti. Ekşi, 2003-2026 dönemini Türk sivil havacılığının küresel dönüşümünün önemli bir örneği olarak nitelendirirken, gelinen noktanın rehavete yol açmaması ve "Durmak yok, yola devam" anlayışıyla yeni hedeflere odaklanılması gerektiğini vurguladı.
Ekşi'ye göre, Türkiye'nin sivil havacılıkta öncelikli adımları arasında 1983 tarihli 2920 sayılı Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun güncellenmesi, amatör havacılığın yaygınlaştırılması ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü'nün (SHGM) yetkinliğinin güçlendirilmesi yer alıyor. Mevcut kanunun, Şikago Sözleşmesi ve ICAO standartlarına dayanmakla birlikte, günümüzün modern ihtiyaçlarına (finansal kiralama, sivil hava sahası kullanımı) yanıt veremediğini ve bazı hükümlerinin fiilen uygulanamaz hale geldiğini ifade etti. Bu nedenle kapsamlı bir mevzuat modernizasyonunun şart olduğunu belirtti.
Amatör Havacılık ve Üretim Potansiyeli
Türkiye'nin sivil havacılıkta ticari yolcu taşımacılığına ağırlık verdiğini ancak sürdürülebilir bir ekosistem için amatör havacılığın da geliştirilmesi gerektiğini savunan Ekşi, azami kalkış ağırlığı 2 bin kilogram ve altında olan kompleks olmayan veya amatör yapım hava araçlarını kapsayan bu alanda gelişmiş ülkelerle Türkiye arasında önemli bir fark bulunduğuna dikkat çekti. İnternet istatistiklerine göre Türkiye'de ticari uçak sayısının nüfusa oranla yüksek olmasına karşın, amatör hava aracı sayısının düşük kaldığını belirten Ekşi, bu durumun havacılık piramidinin dengesizliğini gösterdiğini ifade etti. Amatör havacılığın yaygınlaşmasının insan kaynağı gelişimine, üretim kültürünün tabana yayılmasına ve yeni bir havacılık ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayacağını vurguladı.
Ekşi, amatör havacılığın önündeki engellerin kaldırılması için vergi ve maliyetlerin azaltılması, bürokratik süreçlerin kolaylaştırılması, şahıslar, dernekler ve belediyeler tarafından iniş şeritlerinin oluşturulmasının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, hava sahası kullanımında amatör havacılar için daha esnek ve dünya standartlarına uygun bir yaklaşım benimsenerek, güvenlik tedbirleri dahilinde günlük uçuşların daha özgürce yapılabileceği bir modelin uygulanmasını önerdi. SHGM'nin İHA ve drone kayıtlarındaki başarısını (77 bini aşkın kayıt) örnek göstererek, doğru mevzuat ve kolaylaştırılmış süreçlerle amatör havacılığın da hızla geliştirilebileceğini ifade etti.
Sektörün geleceği için güçlü ve yetkin bir SHGM'nin önemine değinen Ekşi, kurumun uluslararası ICAO düzenlemelerini ulusal mevzuata aktarma, uygulama ve denetleme sorumluluğunu yerine getirebilmesi için uzman insan kaynağı ve kurumsal kapasitesinin sürekli geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Zayıf otoritelerin risk yönetimi yerine yasaklamaya yönelebileceği uyarısında bulunarak, bunun üretim ve operasyon süreçlerini yavaşlatabileceğini, maliyetleri artırabileceğini ve yeniliklerin önünü kesebileceğini belirtti. Ekşi, SHGM'nin sertifikasyon yetkinliğinin güçlendirilmesi ve havacılık hukukunda uzmanlaşmış adli ihtisas mahkemelerinin kurulması gibi önerilerle sektörün hukuki altyapısının da güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin askeri havacılıktaki üretim ekosisteminin sivil havacılıkta da değerlendirilmesi için SHGM'nin üretim ve sertifikasyon kabiliyetlerinin artırılmasının kritik olduğunu sözlerine ekledi. Türkiye'nin "butikten zirveye" yolcu taşımacılığındaki başarısını, "uçurmaya" yani üretim, teknoloji ve havacılık kültürüyle tamamlaması gerektiğini vurgulayarak değerlendirmesini sonlandırdı.

