ABD merkezli uçak üreticisi Boeing, küresel ticari havacılık sektörüne yönelik uzun vadeli talep beklentisini sürdürdüğünü açıkladı. Şirket, 2026 ile 2045 yılları arasındaki yirmi yıllık dönemde dünya genelinde toplam 43.625 yeni yolcu ve kargo uçağı teslimatı yapılacağını öngörüyor. Bu önemli projeksiyon, Farnborough Havacılık Fuarı öncesinde İngiltere'de yayımlanan Boeing piyasa görünüm raporunda yer aldı ve önümüzdeki iki dekadda ticari uçak pazarında güçlü bir büyümenin devam edeceğine işaret ediyor.
Boeing'in bu tahmini, 2025 yılı için yapılan önceki öngörülerle büyük ölçüde paralellik gösterirken, havacılık sektörünün geleceğine dair iyimser bir tablo çiziyor. Ancak bu iyimserlik, sektördeki bazı kritik zorlukları da beraberinde getiriyor.
Tek Koridorlu Uçaklar Filo Büyümesinin Lokomotifi Olacak
Boeing'in raporuna göre, 2026-2045 döneminde teslim edilmesi beklenen 43.625 uçağın önemli bir kısmı, kısa ve orta menzilli uçuşlara yönelik talebi karşılayacak tek koridorlu modellerden oluşacak. Bu kategoride 33.545 adet uçağın teslim edileceği tahmin edilirken, geniş gövdeli uçakların 7.715, fabrika çıkışlı kargo uçaklarının 930 ve bölgesel yolcu uçaklarının ise 1.435 adet olacağı belirtiliyor. Bu dağılım, küresel filo büyümesinin ana unsurlarından birinin, özellikle dar gövdeli uçaklara olan sürekli talep olacağını gösteriyor.
Bu açıklama, Avrupalı rakibi Airbus'ın uzun vadeli pazar tahminini aşağı yönlü revize etmesinin ardından geldi. Airbus, bu ay yaptığı açıklamada İran'daki savaş ve küresel ticaret gerilimlerini gerekçe göstererek 2025 tahminine göre yaklaşık yüzde 1 düşüşle 42.060 yeni uçak teslimatı öngörmüştü. Boeing'in beklentisini koruması, iki büyük üreticinin pazar dinamiklerine farklı açılardan yaklaştığını ortaya koyuyor.
Arz Açığı ve Sertifikasyon Gecikmeleri Sektörün Önündeki Engeller
Boeing, küresel hava yolu yolcu trafiğinin 2026 yılında yüzde 2,3 büyümesini beklerken, bu oranın geçen yılki yüzde 5,3'lük büyümenin altında kalacağını tahmin ediyor. Ancak şirket, büyümenin 2027'de yüzde 6-7'ye, 2028'de ise yüzde 5-6'ya yeniden yükseleceğini öngörüyor. Boeing Ticari Pazarlama Başkan Yardımcısı Darren Hulst, küresel yolcu trafiğinin 2028 yılı sonuna kadar pandemi öncesi seviyelere ulaşacağını ve mevcut yavaşlamanın COVID-19 salgınının neden olduğu çok yıllı talep şokundan farklı olduğunu vurguladı. Önümüzdeki 20 yıllık dönemde yolcu trafiğinin yıllık ortalama yüzde 4, kargo trafiğinin yüzde 3,7 ve küresel uçak filosunun yüzde 3 büyüyeceği, dünya ekonomisinin ise yüzde 2,5 oranında genişleyeceği tahmin ediliyor. Bu büyüme, ticaret, turizm, göç hareketleri ve havayolu ağlarının genişlemesiyle desteklenecek.
Ancak Boeing'e göre, yeni uçak talebi üreticilerin teslimat kapasitesinden daha hızlı büyüyor. Darren Hulst, yolcu trafiğinin geçen yıl pandemi öncesi seviyelere dönmesine rağmen, yeni uçak teslimatlarının 2018'deki üretim seviyelerinin altında kaldığını belirtti. Şirket, 2026 yılına girilirken küresel havacılık sektöründe yaklaşık 2.000 uçaklık bir arz açığı bulunduğunu tahmin ediyor. Tek koridorlu uçaklardaki arz sıkıntısının 2030'a kadar, geniş gövdeli uçaklardaki kapasite sorunlarının ise 2030'ların başlarına kadar tamamen çözülmesinin zor olacağı öngörülüyor.
Yeni uçak siparişlerinin yaklaşık yarısı eski nesil uçakların yenilenmesi (21.475 adet), diğer yarısı ise havayolu filolarının büyümesi (22.150 adet) kaynaklı olacak. Küresel ticari uçak filosunun 2025'teki yaklaşık 28.000 seviyesinden 2045'e kadar 50.000'e ulaşması ve yeni nesil uçakların filodaki payının yüzde 32'den yüzde 92'ye yükselmesi bekleniyor. Bölgesel talebin en büyük payını yüzde 21 ile Çin alırken, Avrasya yüzde 20, Kuzey Amerika ve Güney/Güneydoğu Asya ise yüzde 19'ar paya sahip olacak.
Boeing'in uzun vadeli büyüme beklentisi güçlü kalsa da, şirket 737 MAX 7, 737 MAX 10 ve 777-9 gibi önemli programlarda sertifikasyon gecikmeleri ve tedarik zinciri sorunlarıyla mücadele ediyor. Hulst, bu zorluklara rağmen küresel havacılığın temel dinamiklerinin değişmediğini, seyahat etme ve mal taşıma nedenlerinin varlığını sürdürdüğünü ifade etti.


