Fransa Havacılık Tarihinin Sembolü: Caravelle Yeniden Doğuyor
Fransa havacılık tarihinin ikonik uçaklarından Sud Aviation SE 210 Caravelle III tipi uçağın restorasyon çalışmaları, Le Bourget Hava ve Uzay Müzesi'nde büyük bir titizlikle devam ediyor. F-RAFG tescilli ve 141 seri numaralı bu tarihi jet, görev süresi boyunca Charles de Gaulle, Georges Pompidou ve Valéry Giscard d’Estaing olmak üzere üç Fransız cumhurbaşkanına ev sahipliği yapmış olmasıyla biliniyor. Bu özel uçak, Fransa'nın devlet havacılığındaki önemli bir dönemini temsil ediyor.
İlk uçuşunu 1 Şubat 1963 tarihinde gerçekleştiren Caravelle III, başlangıçta Air France filosunda “Principauté de Monaco” adıyla ticari seferler düzenledi. Ancak Eylül 1963'te, Fransa hükümetinin resmi uçuşlarını gerçekleştiren GLAM (Groupement des moyens aériens ministériels) filosuna devredilerek devlet görevine başladı. 1980 yılında operasyonel hizmeti sona eren uçak, uçabilir durumda müzeye teslim edilmesine rağmen, yaklaşık 44 yıl boyunca açık alanda sergilendi. Bu uzun süreli dış ortam maruziyeti, uçağın gövdesinde ciddi korozyon oluşumuna ve yapısal bölümlerinde yıpranmalara yol açtı.
Kapsamlı Restorasyon Çalışmaları Başladı
Tarihi uçağın yeniden eski ihtişamına kavuşması amacıyla 2024 yılında başlatılan restorasyon projesi, havacılık meraklıları tarafından yakından takip ediliyor. Çalışmalar kapsamında, uçağın metal yüzeyleri özel yöntemlerle temizlenerek korozyondan arındırıldı ve koruma altına alındı. Dış gövdenin, uçağın görev yaptığı dönemin tarihsel görünümüne uygun şekilde yeniden boyanması için detaylı çalışmalar yürütülüyor. Ayrıca, uçağın orijinal kabin donanımının geri kazandırılması ve iç mekanın yeniden düzenlenmesi de projenin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Müzenin 2024 faaliyet raporunda yer alan bilgilere göre, dış yüzeyin boyanması için 2025 yılının sonu hedefleniyor. Bu kapsamda, Temmuz 2025'te 18 aylık bir dış boyama sözleşmesi imzalandığı belirtildi. İç mekan düzenlemelerinin de bu süreci takiben tamamlanması bekleniyor. Restorasyonun tamamlanmasının ardından uçağın ziyaretçilere ne zaman açılacağına dair kesin bir tarih ise henüz açıklanmadı. Bu detaylı restorasyon, havacılık mirasının korunması adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.


