Havacılık ve savunma sanayinin önde gelen firmalarından General Atomics Aeronautical Systems (GA-ASI), ABD Hava Kuvvetleri (USAF) için geliştirdiği yeni nesil insansız hava aracı (İHA) Wildfire'ı kamuoyuna tanıttı. Şirket, Wildfire'ı kendi üretimi olan MQ-9A Reaper'ın yerine geçecek, daha düşük maliyetli ve operasyonel kayıplara daha dayanıklı bir platform olarak konumlandırıyor.
GA-ASI, 10 Eylül 2026 tarihli açıklamasında, Wildfire'ı Savunma İnovasyon Birimi (DIU) ve USAF tarafından yürütülen Massed Modular Aircraft (MMA) yarışması için teklif ettiğini duyurdu. Bu yarışma, USAF'ın mevcut MQ-9A filosuna alternatif çözümler bulma arayışının bir parçası olarak öne çıkıyor.
MMA Yarışmasının Arka Planı ve Artan İHA Kayıpları
MMA yarışmasının temelinde, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü "Operation Epic Fury" harekatında yaşanan yüksek Reaper kayıpları yatıyor. The Washington Post gazetesinin 13 Ağustos 2026 tarihli haberine göre, üç ABD yetkilisine dayandırılan bilgilere göre, söz konusu çatışmalarda en az 45 adet MQ-9 İHA kaybedildi. Bu sayı, ABD ordusunun toplam Reaper filosunun yaklaşık dörtte birine tekabül ediyor. Gazete, bazı kayıpların düşman ateşi yerine iletişim bağlantı sorunları nedeniyle yaşandığını da belirtti. USAF, bu konuda resmi bir kayıp sayısı açıklamadı.
USAF, 9 Temmuz 2026'da DIU ile ortaklığını duyurduğunda, mevcut filosunu hedefli onarımlar ve mevcut gövdelerin satın alınması yoluyla sürdürdüğünü belirtmişti. Hava Kuvvetleri modernizasyon şefi Korgeneral Chris Niemi, gelecekteki çatışmaların "operasyonel kayıpları absorbe ederken muharebe etkilerini sürdürme yeteneği" gerektireceğini vurgulamıştı. MMA çağrısı, 30 milyon doların üzerinde maliyetli "seçkin" uçaklara güvenmenin, düşük maliyetli ve katmanlı hava savunmalarına karşı sürdürülemez olduğunu savunuyor.
Yarışma şartnamesine göre, yeni platformun en az 1.270 kilogram (2.800 pound) faydalı yük taşıması, faydalı yükle birlikte en az 4.260 kilometre (2.300 deniz mili) muharebe yarıçapına sahip olması ve tek yönlü kendi kendine konuşlanma menzilinin en az 14.800 kilometre (8.000 deniz mili) olması bekleniyor. İlk operasyonel kapasite (IOC) olarak belirlenen 20 adet görev hazır uçağın, 2031 mali yılına kadar faaliyete geçmesi hedefleniyor.
Wildfire'ın Üstün Yetenekleri ve Otonom Kontrol
GA-ASI, Wildfire'ın MMA yarışması şartnamesindeki her gereksinimi karşıladığını veya aştığını iddia ediyor. Şirket, İHA'nın 14.800 kilometrenin (8.000 deniz mili) üzerinde feribot menziline sahip olduğunu ve diğer silah, sensör ve fırlatılan efekt kombinasyonlarının yanı sıra aynı anda iki adet Uzun Menzilli Gemisavar Füzesi (LRASM) veya dört adet Müşterek Taarruz Füzesi (JSM) taşıyabildiğini belirtiyor.
GA-ASI Başkanı David R. Alexander, MQ-9B'nin denizaltı avcılığı ve havadan erken uyarı gibi çok görevli rollerini sürdürürken, Wildfire'ın istihbarat, gözetleme, keşif (ISR) ve taarruz görevlerine odaklanacağını açıkladı. Alexander, Wildfire tasarımını "yıpranmaya dayanıklı" olarak nitelendirerek, "Bu, birkaç şeyi gerçekten iyi yapan, yüksek hacimli, daha düşük maliyetli bir uçak," ifadelerini kullandı.
Şirketin Wildfire sayfasına göre, operatörler uçağı geleneksel bir yer kontrol istasyonu yerine, hükümet tarafından sağlanan otonomi yazılımı aracılığıyla kontrol edecek. Bu yaklaşım, GA-ASI'nin USAF'ın Haziran 2026'da üretime geçirdiği FQ-42A İşbirlikçi Muharebe Uçağı üzerindeki çalışmalarından besleniyor. GA-ASI, bu yazılımın düzinelerce Wildfire'ın aynı anda işbirlikçi kontrolüne olanak tanıyacağını belirtiyor. Ayrıca şirket, mevcut üretim tabanı ve tedarikçi ağını kullanarak Wildfire'ı DIU tarafından belirlenen 2031 mali yılı hedefinden yıllar önce teslim edebileceğini taahhüt ediyor. GA-ASI, Wildfire'ı ağır kargo teslimatı dahil olmak üzere sivil ve ticari işler için de pazarlıyor.

