Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Macao'da yaptığı açıklamayla, varış noktasına ulaştığında ülkeye kabul edilmeyen yolcular (inadmissible passengers) konusunda havayolları ve hükümetler arasındaki sorumluluk ve maliyet dengesinin daha adil bir şekilde yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu. Sektörün önde gelen temsilcisi IATA, havayollarının bu tür durumlarda haksız yere yüksek maliyetlere katlandığını ve operasyonel aksaklıklar yaşadığını vurguladı.
Havayollarının Kontrolü Dışındaki Zorluklar
Havayolları, seyahat belgelerini kalkış öncesinde kontrol ederek kabul edilmeyen yolcu vakalarının önlenmesinde kritik bir rol oynasa da, IATA'ya göre her reddedilme durumu havayolu tarafından engellenemez. Yolcular, havayolunun makul kontrolünün ötesindeki nedenlerle ülkeye kabul edilmeyebilir. Bu nedenler arasında, havayollarının gerekli bilgilere sahip olmaması, karmaşık dolandırıcılık, değişen göç eğilimleri ve hükümetlerin göç veya güvenlik kararları yer almaktadır.
Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) kuralları, belgeleri eksik yolcuların gözetim ve bakım maliyetlerini havayollarının karşılamasını öngörse de, IATA'nın yeni raporu hükümetlerin giriş reddi nedenlerini açıklama konusunda şeffaflık eksikliği olduğunu ortaya koyuyor. Rapor, kalkış öncesi daha iyi bilgi akışı ve sorumluluk ile maliyetlerin daha net dağılımının gerekliliğini vurguluyor. IATA Operasyonlar, Emniyet ve Güvenlik Kıdemli Başkan Yardımcısı Nick Careen, "Havayollarının belge kontrollerine rağmen bazı yolcular varış noktalarında ülkeye kabul edilmiyor. Bu durum, havayolları için para cezaları da dahil olmak üzere önemli maliyetlere yol açabiliyor. Araştırmalar, havayollarının çoğu zaman kabul edilmeme nedenine dair hiçbir açıklama yapılmadan fatura veya ceza aldığını gösteriyor. Tekrarlanmasını önlemek için daha fazla şeffaflık şart," dedi.
Rapor Detayları ve Sektöre Yansımaları
49 havayolu ve 22 sınır otoritesinin katılımıyla gerçekleştirilen anket sonuçlarına dayanan IATA raporu, sektördeki mevcut durumu gözler önüne seriyor:
- Yolcuların reddedilme nedenlerinin yaklaşık %20-30'u belge ve işlem hatalarından kaynaklanıyor.
- Ankete katılan 49 havayolunun 40'ı, göç idaresi makamlarının yolcunun neden reddedildiğini açıklamadığı vakalar bildirdi.
- ICAO kurallarına rağmen, havayolları vakaların %90'ından fazlasında hükümetler tarafından karşılanması gereken maliyetlerin en az bir kısmını kendileri ödüyor.
- Kabul edilmeyen yolcu vakaları, gecikmeler, yeniden rezervasyonlar, uçak ve mürettebat sorunları gibi operasyonel aksaklıklara yol açıyor; tüm havayolları bu tür gecikmeler yaşadığını belirtti.
- Yolcu başına ortalama maliyetler, Kuzey Asya'da yaklaşık 4.000 dolardan Avrupa'da 14.000 dolara kadar değişiyor. Bir örnekte, bir yolcunun altı aylık bakımı için neredeyse 60.000 Euro ücret talep edildiği belirtildi.
- Ulusal kurallar arasında büyük farklılıklar bulunuyor; sorumluluklar, hizmetler ve cezalar ülkeler arasında önemli ölçüde değişiklik gösteriyor.
Nick Careen, bu maliyetli örneklerin daha adil bir çözüme olan ihtiyacı açıkça gösterdiğini belirterek, "Hata bizim olduğunda sorumluluk alacağız. Ancak havayolları, durumun tamamen kendi kontrolleri dışında olduğu durumlarda bu kadar büyük ve ucu açık maliyetlerle karşı karşıya kalmamalıdır," ifadelerini kullandı.
IATA'dan Hükümetlere Çağrılar
IATA, bu sorunların çözümü için hükümetlere şu adımları atma çağrısında bulunuyor:
- Sorumluluğun Netleştirilmesi: Havayolunun hatası ile kontrolü dışındaki durumlar arasında ayrım yapılmalı.
- Cezaların ve Maliyetlerin Orantılı Hale Getirilmesi: Cezalar ve maliyet paylaşımı, gerekli özen ve kabul edilmeme nedenine göre belirlenmeli.
- Şeffaflığın Artırılması: Havayollarına, yasal sınırlar dahilinde, yolcunun neden reddedildiği açıklanmalı.
- Önlemenin Güçlendirilmesi: Etkileşimli Gelişmiş Yolcu Bilgileri (iAPI), dijital doğrulama ve Göç İrtibat Görevlisi (ILO) desteği gibi araçlar daha fazla kullanılmalı.
- Geri Gönderme Koordinasyonunun İyileştirilmesi: Kabul edilmeyen bir yolcunun geri gönderilmesi gerektiğinde, devletler ve havayolları arasında zamanında bildirim ve etkili işbirliği sağlanmalı.
Careen, "Hükümetler ve havayolları aynı sonucu istiyor: güvenli sınırlar ve sorunsuz seyahat. En iyi yaklaşım, bir yolcunun seyahatten önce kabul edilebilir olup olmadığını belirlemektir. İşler ters gittiğinde ise, sorumluluklar ve maliyetler her bir tarafın makul ölçüde kontrol edebileceği şeyleri yansıtmalıdır," diyerek sözlerini tamamladı.

