Yeni Zelanda Başbakanı Christopher Luxon, ülkenin ulusal havayolu şirketi Air New Zealand'ın son mali yıl performansını "çok zayıf" olarak nitelendirerek kamuoyu önünde sert bir eleştiride bulundu. 28 Ağustos 2026 tarihinde yapılan açıklamada, kendisi de Air New Zealand'ın eski CEO'su olan Luxon, havayolunun "çok hızlı bir şekilde toparlanması" gerektiğini vurguladı.
Başbakan'ın bu açıklaması, Air New Zealand'ın aynı gün açıkladığı mali sonuçların ardından geldi. Havayolu, son mali yılda vergi sonrası yaklaşık 242 milyon Yeni Zelanda Doları (yaklaşık 144 milyon ABD Doları) net zarar kaydettiğini duyurdu. Vergi öncesi zarar ise yaklaşık 336 milyon Yeni Zelanda Doları (yaklaşık 200 milyon ABD Doları) olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, 2025 yılındaki yaklaşık 164 milyon Yeni Zelanda Doları (yaklaşık 97 milyon ABD Doları) vergi öncesi kazanca kıyasla önemli bir düşüşe işaret ediyor. Havayolu yönetimi, açıklanan zararın Mayıs 2026'da piyasaya sunulan beklenti aralığından "biraz daha iyi" olduğunu belirtti.
Zararın Nedenleri ve Havayolunun Savunması
Air New Zealand'dan yapılan açıklamaya göre, kötü mali sonuçların temel nedenleri arasında Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği jet yakıtı fiyatlarındaki artışlar, yükselen havacılık sistemi maliyetleri ve özellikle bu yıl yüksek seyreden bakım giderleri yer alıyor. Ayrıca, havayolunun son yıllarda yaşadığı ve operasyonlarını olumsuz etkileyen motor bulunabilirlik sorunları da zararda önemli bir paya sahip. Şirket, Rolls-Royce Trent 1000 ve Pratt & Whitney PW1100 motorlarındaki devam eden sorunların, kaybedilen kapasite, ek kiralama ve motor maliyetleri, düşük filo kullanım oranı ve operasyonel verimsizlikler nedeniyle yaklaşık 190 milyon Yeni Zelanda Doları tutarında bir etki yarattığını açıkladı.
Air New Zealand CEO'su Nikhil Ravishankar, geride kalan mali yılın havacılık sektörü için "çok zorlu bir yıl" olduğunu ve havayolunun sonuçlarının bu zorlukları yansıttığını ifade etti. Ravishankar, "Hava yolculuğunun fiyat hassasiyeti göz önüne alındığında, küresel çapta havayolları yakıt maliyetlerindeki artışın tamamını telafi edemedi. Müşteriler için uygun fiyat dengesini sağlamak ve telafiyi en üst düzeye çıkarmak için bilet ayarlamaları ve kapasite azaltmaları yoluyla hızlı ve kararlı adımlar attık ve bunu yapmaya devam edeceğiz" dedi.
Motor Sorunları ve Gelecek Beklentileri
Daha olumlu bir not olarak, CEO Ravishankar, havayolunun sefer ağını kısıtlayan motor sorunlarının "büyük ölçüde geride kaldığını" belirtti. Ravishankar, ekiplerinin Rolls-Royce ve Pratt & Whitney ile yoğun bir şekilde çalışarak yere indirilen uçakları beklenenden daha erken hizmete döndürdüğünü ve mali yıl sonuna doğru uçak bulunabilirliğinin arttığını vurguladı. "Hala çözülmesi gereken riskler ve maliyetler olsa da, 2027 yılına önemli ölçüde daha güvenilir bir filo pozisyonuyla giriyoruz" ifadelerini kullandı.
Havayolu, Orta Doğu'daki çatışma öncesinde, 2027 mali yılında karlılığa geri dönmeyi beklediğini belirtmişti. Ancak, devam eden çatışmanın belirsizliği, jet yakıtı fiyatlarındaki dalgalanma ve varil başına yaklaşık 150 ABD Doları seviyesindeki mevcut yakıt fiyatları nedeniyle, şirket sözcüsü 2027 mali yılı için herhangi bir kazanç tahmini sağlayamayacaklarını bildirdi. Başbakan Luxon ise altı yıl boyunca Air New Zealand'ı yönetmiş bir isim olarak, havayolunun bu önemli zararın nedenlerini açıklaması ve daha da önemlisi, "daha iyi bir iş kurmak için ne yapacaklarını" ortaya koyması gerektiğini dile getirdi. Luxon, bu sonucun küresel havacılık ve diğer havayolları bağlamında bile "çok zayıf bir performans" olduğunu ekledi.


