Avrupa Birliği yetkilileri, havayolu şirketlerinin artan yakıt maliyetlerini veya yakıt tedarik sorunlarını uçuş iptalleri için bir “bahane” olarak kullanamayacağını net bir dille ifade etti.
“Olağanüstü Durum” Kapsamına Girmiyor
AB kurallarına (EC 261) göre, havayolları “olağanüstü durumlardan” (fırtına, grev veya hava trafik kontrol kısıtlamaları gibi) kaynaklanan iptallerde tazminat ödemekten muaf tutulabiliyor. Ancak Avrupa Komisyonu, devam eden küresel yakıt krizinin bu kategoriye girmediğine karar verdi.
The Guardian’dan Gwyn Topham’ın haberine göre, Komisyon’un ulaştırmadan sorumlu sözcüsü yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Yakıt tedariki ve maliyet yönetimi, bir havayolunun normal ticari faaliyetlerinin ve operasyonel risklerinin bir parçasıdır. Mevcut piyasa koşulları ne kadar zorlu olursa olsun, bu durum havayollarını yolculara karşı olan yasal yükümlülüklerinden kurtarmaz.”
Yolcular 600 Euro’ya Kadar Tazminat Alabilir
Bu karar, son haftalarda yakıt fiyatlarındaki aşırı artış nedeniyle yüzlerce uçuşu iptal eden havayolları için büyük bir mali darbe anlamına geliyor.
Karara göre: Kısa mesafeli uçuşlarda yolcular 250 Euro, Orta mesafeli uçuşlarda 400 Euro, Uzun mesafeli (3.500 km üzeri) uçuşlarda ise 600 Euro tazminat talep edebilecek.
Buna ek olarak havayolları, iptal durumunda yolculara tam iade sunmak veya alternatif bir ulaşım yolu sağlamakla yükümlü olmaya devam ediyor.
Havayollarından Tepki: “Sektör Çökebilir”
Havayolu lobileri bu karara sert tepki gösterdi. Sektör temsilcileri, yakıt fiyatlarının son iki ayda üç katına çıktığını ve bunun “öngörülemez ve kontrol edilemez” bir durum olduğunu savunuyor. Bir havayolu CEO’su, “Bu tazminat yükü, halihazırda iflasın eşiğinde olan birçok şirketi tamamen bitirebilir” uyarısında bulundu.
Tüketici Hakları Grupları Karardan Memnun
Yolcu haklarını savunan sivil toplum kuruluşları ise kararı memnuniyetle karşıladı. Tüketici hakları savunucuları, “Havayolları, kâr ettikleri dönemlerde riskleri üstleniyorlarsa, kriz dönemlerinde de faturayı yolcuya kesmemeliler. Yolcuların planlarının bozulmasının bedeli ödenmelidir” şeklinde görüş bildirdi.
Bu karar, özellikle Avrupa hava sahasını kullanan veya Avrupa merkezli olan tüm havayolu şirketlerini kapsıyor.


