İstanbul Havalimanı, küresel havacılık sahnesindeki yükselişini sürdürerek Temmuz 2026'da Avrupa'nın en yoğun havalimanı unvanını Londra Heathrow'dan devraldı. İGA İstanbul Havalimanı CEO'su Selahattin Bilgen, bu önemli gelişmeyi CNBC World canlı yayınında değerlendirerek, havalimanının başarısının ardındaki stratejik faktörleri ve operasyonel üstünlükleri detaylandırdı.
Türkiye'nin resmi verilerine göre, İstanbul Havalimanı Temmuz 2026'da toplam 8 milyon 146 bin 411 yolcuya hizmet vererek rekor bir performansa imza attı. Bu yolcuların 1 milyon 816 bin 429'u iç hatlarda, 6 milyon 329 bin 982'si ise dış hatlarda seyahat etti. Aynı dönemde havalimanında 50 bin 748 uçuş gerçekleştirildi. Bu etkileyici rakamlar, İstanbul Havalimanı'nı 7,86 milyon yolcuya hizmet veren Londra Heathrow'un yaklaşık 290 bin yolcu farkla önüne geçirdi. Geçen yılın aynı ayına göre İstanbul Havalimanı yolcu trafiğinde yüzde 2,3'lük bir artış kaydederken, Heathrow'da yüzde 1,5'lik bir düşüş yaşanması, rekabet dengesindeki değişimi net bir şekilde ortaya koydu. Heathrow, 1996-2019 yılları arasında Avrupa'nın en yoğun havalimanı konumunu büyük ölçüde korumuş ve 2023'te bu liderliği yeniden elde etmişti.
Başarının Ardındaki Stratejik Faktörler
Selahattin Bilgen, CNBC World'deki açıklamasında İstanbul Havalimanı'nın Avrupa liderliğine yükselişinin tek bir faktöre bağlanamayacağını vurguladı. Bilgen'e göre, İstanbul'un Avrupa, Asya ve Afrika kıtaları arasındaki stratejik coğrafi konumu, havalimanının büyüme potansiyeline temel bir katkı sağlıyor. Bu coğrafi avantaj, yüksek kapasiteli ve büyümeye elverişli altyapı, operasyonel esneklik ve dünya standartlarındaki hizmet anlayışıyla birleşerek İstanbul Havalimanı'nı küresel bir aktarma merkezi haline getiriyor. Bilgen, havalimanının stratejisinin sadece mevcut piyasa koşullarına reaktif olmak yerine, uzun vadede küresel havacılık sektöründen daha fazla pay alma hedefi üzerine kurulduğunu belirtti.
İGA CEO'su, jeopolitik gelişmelerin hava trafiği üzerindeki etkisine de değinerek, Orta Doğu'daki talep kaybının Asya-Pasifik ve Kuzey Amerika pazarlarındaki önemli artışlarla telafi edildiğini ifade etti. Özellikle Çin destinasyonlarına yönelik yolcu talebinde yüzde 50'nin üzerinde, Kuzey Amerika hatlarında ise çift haneli büyüme yaşanması, İstanbul Havalimanı'nın Heathrow'u geride bırakmasında kritik rol oynadı. Havalimanının toplam trafiğinin yaklaşık yüzde 45'inin uluslararası transfer yolculardan oluşması, İstanbul'un sadece bir giriş-çıkış noktası değil, aynı zamanda farklı kıtalar arasında köprü kuran önemli bir bağlantı merkezi olduğunu gösteriyor. Bilgen daha önce yaptığı açıklamalarda, İstanbul Havalimanı'nın 145 ülkeye ve 340'tan fazla destinasyona bağlantı sağladığını belirtmişti.
Operasyonel Verimlilik ve Gelecek Vizyonu
Bilgen, havayolları için sunulan operasyonel imkanların da büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getirdi. Uçuşların zamanında gerçekleştirilmesi, uçakların yerde geçirdiği dönüş sürelerinin kısalığı, bagaj operasyonlarının etkinliği ve düşük kayıp bagaj oranları gibi performans kriterlerinin, havayollarının İstanbul'a olan ilgisini artırdığını belirtti. Havayolları açısından sadece yolcu potansiyelinin değil, operasyonel güvenilirliğin ve maliyetlerin öngörülebilirliğinin de yeni hat ve frekans kararlarında belirleyici olduğunu vurguladı.
İstanbul Havalimanı'nın bu başarısı, ACI EUROPE'un 2025 bağlantısallık raporunda Frankfurt'u geride bırakarak dünyanın en bağlantılı küresel havacılık merkezleri arasında ilk sıraya yükselmesinin ardından geldi. Havalimanının küresel bağlantısallığı 2019'a göre yüzde 59 oranında artış göstermişti. Selahattin Bilgen, büyüme stratejilerinde altyapı yatırımları, dijitalleşme, yolcu deneyimi ve sürdürülebilirliğin entegre bir şekilde ele alındığını daha önceki açıklamalarında da belirtmişti. İstanbul Havalimanı, Temmuz 2026'daki bu zirve performansının ardından Ağustos ayında da büyüme ivmesini sürdürürken, İGA yönetimi uzun vadede küresel hava taşımacılığındaki payını daha da artırmayı hedefliyor.


