Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türk sivil havacılığının küresel arenadaki yükselişini sürdürdüğünü belirterek, İstanbul Havalimanı'nın 7-13 Eylül tarihleri arasında Avrupa'nın en yoğun havalimanı unvanını kazandığını duyurdu. Bakan Uraloğlu'nun açıklamalarına göre, bu dönemde İstanbul Havalimanı günlük ortalama 1.643 uçuşla dikkat çekerken, Antalya Havalimanı da Avrupa'nın en yoğun ilk 10 havalimanı arasına girmeyi başardı.
İstanbul Havalimanı Dünya Sıralamasında İlk Beşte
Bakan Uraloğlu'nun paylaştığı verilere göre, İstanbul Havalimanı, 7-13 Eylül haftasında sadece Avrupa'da değil, dünya genelinde de önemli bir başarıya imza attı. Söz konusu dönemde günlük ortalama 829 kalkış gerçekleştiren İstanbul Havalimanı, bu performansıyla dünya genelinde en yoğun 5. havalimanı olarak kayıtlara geçti. Bu başarı, havalimanının sadece bir transit merkezi olmanın ötesinde, küresel bir operasyonel güç merkezi haline geldiğini gözler önüne seriyor.
Aynı dönemde, Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden Antalya Havalimanı da havacılık trafiğindeki yoğunluğunu sürdürdü. Günlük ortalama 969 uçuşla Avrupa'nın en yoğun ilk 10 havalimanı arasında yer alan Antalya, özellikle yaz sezonu sonrası dönemde dahi güçlü performansını koruyarak Türk turizmine ve havacılığına katkısını sürdürdü.
Türkiye Avrupa Havacılığında Önemli Bir Oyuncu
Bakan Uraloğlu, havalimanlarının bireysel başarılarının yanı sıra, Türkiye'nin genel havacılık performansına da değindi. 7-13 Eylül haftasında Türkiye, günlük ortalama 4.191 uçuşla Avrupa ülkeleri arasında 6. sırada konumlandı. Bu veri, Türk hava sahasının ve havalimanlarının bölgesel ve küresel havacılık trafiğindeki stratejik önemini bir kez daha teyit ediyor.
Uraloğlu, Türkiye'nin havacılıktaki gücünü istikrarlı bir şekilde artırmaya devam ettiğini vurgulayarak, ülkenin dünyanın önemli uçuş merkezlerinden biri olma hedefine emin adımlarla ilerlediğini ifade etti. Bu tür başarılar, Türkiye'nin coğrafi konumunun sunduğu avantajları, modern havalimanı altyapısını ve etkin hava trafik yönetimini birleştirerek küresel havacılık ekosistemindeki yerini sağlamlaştırdığını gösteriyor. Türk havacılığının bu ivmeyi koruyarak gelecekte daha üst sıralara tırmanması bekleniyor.


